Eski Dost Cildi Erken Yaşlandırıyormuş

15 Haziran 2008

Konunun uzmanlarının görüşü aynı. Eski dost güneş cildi erken yaşlandırıyor.

En büyük organımız olan cildimizin yaşlanmasında rol oynayan faktörleri iç ve dış faktörler olmak üzere 2 ana başlıkta toplamak mümkün. İç faktörler ile söz konusu olan kişinin genetik yapısı iken, dış faktörler ile sözü edilen güneş ışınları, sigara dumanı, aşırı alkol kullanımı ve dengesiz/yetersiz beslenme oluyor.

Güneşin ciltteki zararlı etkilerinin sorumlusu olan Ultraviyole (UV) ışınları, deri yaşlanmasının yanında deri kanserinin ve deride ‘hiperpigmentasyon’ denilen düzensiz lekelerin oluşmasına da yol açıyor. Daha çok güneşe maruz kalan yüz, göğüs ve kollarda; kırışıklıklar, çiller, güneş lekeleri olarak bilinen yıldız şeklindeki kahverengi lekeler, bacak ve kollarda ufak beyaz lekeler, deride solukluk, kuruluk, tahriş ve esneklik kaybı, deri esnekliğinde artma, gevşeklik, kılcal damarlarda çatlama gibi değişiklikler meydana geliyor. UV ışınları, deri yaşlanmasının yanında deri kanserleri ve deride hiperpigmentasyon denilen düzensiz lekelerin oluşmasına neden oluyor.

Güneşin zararlı etkilerinden korunmada günlük güneş koruyucu krem, solüsyon ve spreylerin kullanılması artık neredeyse sabah kahvaltısı yapmak kadar büyük önem taşıyor. Güneş koruma faktörü (SPF) en az 50 olan ürünleri cilde sürmeden güneşe çıkılmaması gerekiyor. Yüzü, boyunu ve tüm vücudu kaplayacak şekilde sürülmesi gereken bu ürünler denize ya da havuza girip çıktıkça etkisini yitireceğinden, gün içinde birkaç kez cilde uygulanmaları öneriliyor. Ayrıca söz konusu ürünlerin doğrudan güneşe çıkmadan en az 30 dakika önce cilde uygulanması gerekiyor.

Ancak yüksek güneş koruma faktörüne sahip ürünleri gerektiği gibi kullanmak bile bizleri eski dost güneşin zararlı etkilerinden korumaya yetmiyor. Güneş bakım ürünlerinin yanısıra mutlaka kaliteli camlara sahip bir güneş gözlüğü ile gözlerimizi, yeterince büyük bir şapka ile de baş bölgemizi korumak gerekiyor. Bir de eğer güneşlenilecekse en iyisi ya gölgede ya da saat 11.00- 15.00 saatleri dışındaki zamanlarda güneşlenmek. Kısaca belirtmek gerekirse, gerek deri kanserinin gelişim riskini azaltmanın gerekse de erken deri yaşlanmasını önlemenin en doğru yolu bilinçli güneşlenmekten geçiyor.

Diğer yandan uzmanlar, güneşe bağlı erken cilt yaşlanmasının önlenmesi ve var olan kırışıkların sayısının ve derinliğinin azaltılması için cildi hem içeriden hem de dışarıdan güçlü bir antioksidan formülasyona sahip ürünlerle desteklemenin de önemini vurguluyorlar. Hatta bu ürünleri düzenli kullanmaya, güneşlenme mevsiminden önce başlamayı önerenlerin sayısı da artıyor.

Başta bilinçsiz güneşlenme olmak üzere çeşitli nedenlere bağlı erken cilt yaşlanmasına karşı iyi bir anti-aging programı uygulamak istiyorsanız, cildinize hem içeriden hem de dışarıdan güçlü bir antioksidan desteği yapmalısınız. Hergün düzenli olarak Alfa Lipoik Asit, Coenzyme Q10, resveratrol, yeşil çay özü, N-Acetyl Cystein, Acetyl L-Carnitine, DMAE, PABA, Omega-6 yağ asidi ve Sodyum Hiyalüronat içerikli bir antioksidan desteğini hem oral olarak hem de topikal olarak kullanarak cilt yaşlanmasını ve kırışıklılarını yavaşlatmanız mümkün. Üstelik bu güçlü antioksidanları bir avuç tablet olarak almanıza da gerek yok. Alpdermalene-PBF adlı patentli bir formülasyon mevcut. Bu formülasyonun içinde yukarıda sayılan tüm antioksidan maddeler var. Üstelik hem topikal hem de tablet formun içinde bulunan bu patentli formülasyonla cildinizi içeriden besleyip, dışarıdan destekleyerek yaşlanmasını yavaşlatma şansına sahip olabilirsiniz.

Günümüzde artık kozmetik ürünlerle sağlanan geçici saklamalar yerini anti-aging etkili ürünlerle yapılan koruyucu ve tedavi edici kalıcı başarılara bırakmaya başlamıştır. Antioksidan etkinin yanı sıra içeriğinde vitamin ve mineral kombinasyonu bulunan besin desteklerinin topikal ürünlerle birlikte kullanımının cilt yaşlanmasını önlemede ve kırışıklıkları tedavi etmede önemli başarılar sağladığı bilinmektedir. Alphadermalene-PBF içerikli patentli antioksidan karışım gibi güçlü bir formülasyonla ve aynı zamanda bir insanın günlük ihtiyacı kadar vitamin-mineral de içeren ürünlerle artık bilinçli bir şekilde güneşlenmeye ek olarak cildinizin gençliğini ve ışıltısını korumak elinizde.

Evet, eski dost güneş cildimizi erken yaşlandırıyor ve bu da düzenli antioksidan desteğinin cildimiz için taşıdığı önemi sürekli canlı tutuyor.

Yeşi Çayın Faydaları

14 Haziran 2008

      1. Kanser Riskini Düşürür: Bir antioksidan çeşidi olan polifenoller yeşil çayda bolca bulunur. Bu antioksidan çeşidi, kanser hücrelerinin vücudunuzda barınmasını zorlaştırır, kan damarlarındaki akışkanlığı güçlendirir. Yapılan birçok çalışma ışığında şunu biliyoruz ki, yeşil çay içmek, mide, meme, kolon ve prostat kanserleri riskini azaltmaktadır.

2. Cildi Pürüzlerden Kurtarır: Bir sıyrık, ısırık veya ufak bir cilt yaranız varsa, size çok ilginç bir yöntem söyleyebiliriz. Yeşil çay yapraklarını, demleme sonrası atmayın. Islanmış yeşil çay yapraklarına pamuk ile bastırın, daha sonra bunu cildinize sürün. Çay, doğal bir antiseptik görevi görür ve ciltte bölgesel kaşınmayı önlemede yardımcı olur. Güneş yanıkları veya akşamdan kalma gözaltı morlukları için de aynı yöntemi deneyebilirsiniz. Yeşil çay aynı zamanda güneşten kaynaklanan cilt kanserini önlemede yardımcı maddeler içerir. Güneşe çıkmadan önce pamukla ıslatılmış yeşil çay özütlerinden cildinize sürebilirsiniz.


3. Kan Basıncınızı Düzenler: Sağlıklı bir kan basıncı oranına sahip olmanın önemini biliyorsunuz. Günde sadece yarım fincan yeşil çay içenlerin, içmeyenlere oranla %50 daha az hipertansiyon riskleri bulunuyor.Polifenollere geri dönüyoruz, yeşil çay içerisinde bulunan bu antioksidanlar, yüksek kan basıncını önler ve kan damarlarının büzüşüp daralmasını engellerler.

4: Hafızanızı Diri Tutar: Yeşil çayın hafızayı diri tuttuğunu biliyor muydunuz? Yetişkinler üzerinde yapılan bir araştırmada, günde en az 2 fincan yeşil çay içenlerin, içmeyenlere oranla daha az zihinsel gerileme ve idrak kabiliyeti sorunları yaşadığı gözlemlenmiştir. Bunun nedeni, yeşil çayın içinde bulunan antioksidanların, vücudumuzdaki serbest radikaller ile savaşması ve böylece beynimizdeki sinirlere ekstra bir koruma sağlamasıdır. Hem lezzetli, hem de sizi Alzheimer ve Parkinson hastalıklarından koruyan bu sihirli içeceği reddetmeyin.

5. Genç Kalın: Daha genç ve daha sağlıklı arterlere sahip olmak, sizin de daha sağlıklı ve genç bir vücuda sahip olmanız demektir. Kan damarlarında oluşacak sorunlar, kalp krizi ve felç riskinizi artıracak serbest radikallerin çoğalması ile enerjiniz tükenir ve Gerçek Yaşınız yukarıya fırlar. Ne kadar yeşil çay gerekiyor? Günlük 1-2 fincan içeceğiniz yeşil çay sayesinde bozulan arterlerden, tıkanmaktan dolayı oluşan kolesterole kadar tüm sorunların oluşmasını engelleyebilir.6. Kilo Verdirir: Evet şaşırmayın. Son önerimiz belki de bu aralar en çok kafanıza takılan sağlık sorunlarından biri! Yeşil çay içeriğindeki maddeler sayesinde kan akışınız hızlanır, kalori yakma işlemleri vücudunuzda daha çok yer bulur, ve her bir yudum bu işlemleri hızlandırır. Bu sihirli içeceği hayatınıza sokun, farkı göreceksiniz

 

Dünya nın En Seksi Meyvesi Nedir?

14 Haziran 2008

İsmini Aztek uygarlığından alan bir meyveden bahsediyoruz. Aztekler üç değişik türünden Meksika’da yetişenine, erkek yumurtalığı anlamına gelen ahuacatl demişler. O isim ise yüzyıllar boyunca değişerek, güçlü bir afrodizyak olmasının bilinmesi ile beraber günümüze avokado olarak gelmiştir. Bu lezzetli, besin değeri çok yüksek meyvenin faydalarını okuyunca çok şaşıracaksınız.
Avokadolar, doğanın bize sunduğu en mükemmel besinler arasında güçlü bir yer edinmiştir. Lezzetli ve aynı kolay yenmesi sayesinde pratik bir meyvedir. İçerdiği E ve C vitaminlerinin yanı sıra protein ve sağlıklı yağları da bize sunar. Vücudumuzun içine olduğu kadar dışına da yararlıdır, yani cildimize.

Avokado çok çeşitli şekillerde yenebilen bir meyvedir. Salatası, kanepe türleri, makarna sosu, ve Meksika mutfağına özgü bir Guakamole mezesi halinde yenebilir.